Bindiğin Dalı Kesmek: Öz Sabotaj

Hayatta birçok konuda çaba sarf ediyoruz. Bazılarında istediğimiz performansı gösteriyor, bazılarında gösteremiyor ve bazılarında devamlı bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Peki ya hayal kırıklığına uğradığımız durumları diğerlerinden ayıran belirgin bir dışsal sebep var mı? Gerçekten imkan kısıtlılığı ve aksaklıklar gibi sebepler dolayısıyla mı bazı konularda bir türlü başarıya ulaşamıyoruz? Bu durum da bir etken olabilmekle birlikte, bazen birtakım içsel faktörler de etkili olabiliyor. Bu içsel faktörleri biraz daha derinleştirecek olursak, uzun süredir istediğiniz performansı elde etmek ve başarıya ulaşmak için çabaladığınız ama bir türlü ulaşamadığınız bir hedefinizi düşünün. O konuda ilerlemeye çalışmanıza rağmen döngüsel olarak aynı sorunları yaşadığınız ve hep aynı konularda başarısız olduğunuz bir durum söz konusu mu? Eğer öyleyse, dış etkenlerden ziyade içsel faktörler dediğimiz kısım tam olarak bu gibi yerlerde kendini gösterebilir. Kendini sabote etme davranışı çoğunlukla döngüsel olarak kendini gösteren, hedeflerinize ulaşmaya çalışırken önünüze bir şeylerin çıktığını sandığınız ama aslında önünüze çıkan şeyin “kendiniz” olduğu bir davranış kalıbıdır. Bu davranış, kişinin aslında imkanlar ve yetenek açısından sorunu olmadığı ve hedeflerinde başarıya ulaşabilecek kapasitedeyken bunlara rağmen bu konulardan endişe duyduğu bir durumdur. Kişinin eleştirel ve negatif iç konuşmalarının hakimiyeti ele aldığı bu durum, bireylerin kendi benliğini olumsuz olarak adlandırdığı olaylardan koruma davranışıdır. Başarıdan, büyük sorumluluklardan, reddedilmekten, alışılmış olanın dışına çıkmaktan kendi benliğini korumaya çalışan insanlarda; kendini sabote etme, yani aslında kendi gücünü zayıflatıp “kendini gerçekleştirmeyi” engelleme hali ortaya çıkabilmektedir. Bu kişiler eleştiriye duyarlı, ilişkide tartışmaya açık ve sürekli savunulacak bir durum varmış gibi tetikte davranışlar gösterebilirler. Elbette ki geçmiş deneyimler, kişinin karakteri ve yaşantısı bu durumun nedenleri ve belirtilerinde değişiklik görülmesi açısından belirleyici bir ayrıntıdır. Bununla birlikte kendini sabote etme davranışının bazı yaygın belirtileri vardır.

Kendini Sabote Etme Davranışının Belirtileri 

Olumsuz düşünce ve söylem kalıpları

Duygusal acıdan kaçınma

Başarı korkusu

Sorumluluktan kaçma

Erteleme davranışı

Verilen sözlerde durmama

Davranış ve istekler arasında tutarsızlık

Önemli iş ve görüşmelerde sorumsuzluk 

Gördüğümüz üzere, birçok belirti “kişinin kendiyle kurduğu toksik bir ilişki” ile karakterizedir. Bu durum daima içsel bir çatışma, gerginlik ve dengesizlik haline yol açabilir ve anlamlandırılması, bu konuda iyileşme yoluna gidilmesi daha “bütün” bir benlik ve yaşantı için önemlidir. Bunun için de kendimize yöneltebileceğimiz birtakım sorular vardır.

Öncelikle, en başta bahsettiğimiz gibi hep aynı döngüde var olduğunuz ve bir türlü ulaşamadığınız hedef ve istekler nelerdir? Bu soru, sorunları su yüzüne çıkarmak için bize yardımcı olacaktır.

Size gerçekten engel çıkaran bir dış faktör var mı, eğer yoksa bu konulardaki içsel tıkaçlarınız neler? Bu soru, sorunu doğru konumlandırmak için bize yardımcı olacaktır.

 “Daha” iyi bir performans göstermediğiniz için suçluluk hissettiğiniz ve tatmin olmadığınız konular nelerdir? Bu soru, sorunları doğru tespit etmek için bize yardımcı olacaktır.

Kendini sabote etmek gibi davranışları çözümlemek için en kalıcı yollardan biri, üzerimizde kurduğumuz baskıyı azaltıp içimizdeki seslerin dediklerini “duymaya” çalışmaktır. Wilhelm Schmid’in de dediği gibi; kendiyle dost olma süreci hiçbir zaman sona ermez. Bu nedenle, kendimizle kurduğumuz toksik bir ilişki ile karakterize olan sabote davranışını anlamlandırmak, bu bitmeyen dostluğu daha iyi bir noktaya taşıyacak ve ruh-zihin-beden bütünlüğümüzü sağlama noktasında bizlere yardım edecektir. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pioner Ajans tarafından tasarlandı.